Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

10 Ocak’ta Gazeteciliğin Onurunu Hatırlamak

Kahramanmaraş’ta son yıllarda hızla artan sosyal medya fenomenliği, artık masum

Kahramanmaraş’ta son yıllarda hızla artan sosyal medya fenomenliği, artık masum bir “içerik üretimi” alanı olmaktan çıkmış; kamusal algıyı, meslek etiğini ve hukuki sınırları zorlayan bir noktaya gelmiştir.

Bugün şehirde kamera ve mikrofon alan birçok kişi, herhangi bir hukuki statüsü, mesleki sorumluluğu ya da etik yükümlülüğü olmaksızın kendisini kamuoyuna “gazeteci” gibi sunabilmektedir. Daha da vahimi, halk nezdinde gazeteci ile sosyal medya içerik üreticisi arasındaki farkın giderek silinmesidir. Bu durum, yıllarını bu mesleğe vermiş basın mensuplarının meslek onurunu ve güvenilirliğini açıkça zedelemektedir.

Gazetecilik; Basın Kanunu’yla tanımlanmış, sorumlulukları ve yaptırımları olan bir meslektir. Sosyal medya ise bugün itibarıyla büyük ölçüde denetimsiz ve sınırsız bir alan olarak işlemektedir. Bu denetimsizlik, özellikle reklam ve tanıtım faaliyetlerinde ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Hangi fenomenin, hangi firma ile, ne karşılığında, hangi şartlarda anlaştığı; elde edilen gelirlerin vergisel yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilip getirilmediği; reklam ile haberin, tanıtım ile bilgilendirmenin nerede ayrıldığı ne yazık ki şeffaf değildir. Çünkü bu kişiler, devlet tarafından tanınan açık ve bağlayıcı bir meslek sistemine dâhil değildir. Kayıt edilemeyen, standartı ve hesap verebilirliğin olmadığı bu alan sadece bir etik sorunu değil; aynı zamanda kamu düzenini ilgilendiren bir denetim eksikliğini de ortaya koymaktadır. Bu durum, yalnızca gazetecileri değil, dürüst şekilde çalışan esnafı, ajansı ve reklam sektörünü de doğrudan etkilemektedir.

Öte yandan, şehir tanıtımı başlığı altında üretilen birçok reklam içeriğinin Kahramanmaraş’ın kültürüyle, diliyle ve toplumsal yapısıyla örtüşmediği de açıkça görülmektedir. Maraş ağzıyla hiçbir ilgisi olmayan yapay konuşma biçimleri, yalnızca reklam alma motivasyonuyla çekilen içerikler; şehre katkı sunmak yerine yanlış ve sığ bir temsil oluşturmaktadır. Tanıtım, rastgele yapılan bir paylaşım değil; bilgi, bilinç ve sorumluluk gerektiren ciddi bir iştir.

Sonuç olarak;

Sosyal medya elbette vardır ve olacaktır. Ancak gazetecilikle karıştırıldığı noktada, sorun oluşmaya başlar. Kamera ve mikrofon taşımak, basın mensubu olmak için yeterli değildir. Gazetecilik; sorumluluk ister, denetim ister, hesap verebilirlik ister. Bu ayrım netleşmediği sürece; zarar gören yalnızca gazeteciler değil, kamunun doğru bilgiye erişim hakkı olacaktır.

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Bugün, eline kamera alanın değil; etikle, sorumlulukla, kamu yararı için çalışanların günüdür. Gazetecilik; takipçi sayısıyla değil, meslek onuruyla ölçülür. Zor şartlarda, baskı altında, çoğu zaman görünmeden çalışan gerçek gazetecilerin emeği; mesleğin itibarı, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkıdır. Bu mesleğin itibarı, yıllarını sahada veren, bedel ödeyen ve kamu yararını her şeyin üzerinde tutan gazetecilerle ayakta kalacaktır. Bu nedenle 10 Ocak, sadece bir kutlama değil; gazeteciliğin sınırlarını, sorumluluklarını ve onurunu hatırlama günüdür. Mesleğini layıkıyla yapan tüm basın emekçilerinin günü kutlu olsun.

Tuğba Taşlıalan